Kadın olmanın ‘GÜÇ’lü yanları

8 Mart Dünya Kadınlar Günü, tüm kadınların günüdür. Evinde, eşi gelene kadar koşturan, çocuğuna bakan kadından, her gün plazalarda katılmak zorunda olduğu toplantı saatlerini yakalamaya çalışan iş kadınına kadar. Pazarda, bahçesinde yetiştirdiği meyve sebzeyi satan da kadındır, temizlik işleri için evlere gidip akşama kadar bez sıkan da kadındır! Kadın insanlığın adım attığı her noktada var olan ve her işi becerebilen bir varlıktır. Bu yüzden sadece 8 Mart DEĞİL her gün kadınların özel hissettirileceği gündür.

Yazı: Eda Taşkıran

Madem bu sembolik günün içerisinde olduğu ay için yeni sayı hazırlıyorsak biraz da ben düşüncelerimi sizlerle paylaşayım. Çünkü bizim ülkemizde KADIN ne demek çok fazla örneği gözlemleyip, kimi anları yaşayıp kimi anlardan yaşanmışlıklara şahit oldum.

Evet KADIN!

Büyük şehirlerde kolay mıdır kadın olmak? Çok çalışmak, başarılı girişimci insan olmak ne kadar kolay? Zorlu ve mesaili erken yaşta başlayan iş hayatları, daha gece geç saatte mesaiden eve giderken başlar sokaktaki adamlardan gelen tacizler. İçinden yüksek sesle şarkı söylemeye çalışırsın ki arkandan gelen sesleri duymamak için. Gece geç saatte eve gitmek zorundasındır, yoksa sevdiğin ve istediğin mesleğini kaptırırsın başka bir ‘erkek’ meslektaşına. Kolaysa işverene git deki; “Ben geç saatte çıkmak istemiyorum sokakta kimle karşılaşacağım belli değil” hemen hay hay der, ay sonu çıkışını verirler. Daha hayalini kurduğun kariyer basamaklarında çıkamadan düşersin. Tamam akşam mesailerini bir şekilde hallettin peki ya iş içerisindeki tacizler ne olacak? “Kadınsın sen alırsın bu işi, biraz kılık kıyafeti düzelt çok azda çatalı aç, kırmızı ruj neyi kurtarmaz ki?” Şirketin ciroları alır başını gider, mantığıyla bakarlar. Sonra o aynı kadın, evleneceğinin haberini verir ve kalpler bir anda kırılır ama idare eder iş ortamı taki kadın ben artık ‘hamileyim’ diyene kadar. Bir anda o nankör iş hayatı, kadının ona getirdiklerini, kazançları ve ciroları unutur. Kadın objesi yerle bir oldu algısıyla başlar kadını işinden bezdirmek için elinden geleni yapmaya! Sonunda ne mi olur? KADIN gider! İş hayatındaki kadına olan psikolojik şiddetten sadece bir tanesidir bu!

Önce kadınlar birlik olmalı!

Çok üzülerek söylüyorum ki en önemli ikinci psikolojik şiddet ise kadından kadına gelenidir. Yeni mezun ama hırslı, aynı zamanda çalışkan ve becerikli kadın çalışanı gören tecrübeli ya da tecrübesiz (kocadan torpilli) yaş almış kadın meslektaşı, kabus olmak için kolları sıvamıştır bile çoktan! Toy kadının güzel ya da çirkin olması pekte önemli değildir (he birde güzelse kıyamet zaten daha büyük kopacak). Toy, ne yaparsa yapsın, kadın patronundan takdir görmesi çok zor olur, yapılan şirket içi performans değerlendirmelerinde erkek olan meslektaşları tarafından desteklenirken, kadın çalışma arkadaşları masanın altından pençeleri masaya geçirmiş, hazır beklemektedir. En ciddi ve şiddetli sessiz savaş kadınlar arasında yaşanır ve sonuçta yaşanan tahribat bedenden çok kadının zihninde büyük hasarlara yol açar. Kimi kadın yöneticiler sayesinden mesleğe ya çok erken ya da mesleğinin en parlak döneminde veda eden kadın sayısı saymakla bitmez. Tabi bu yaşananlara inat, bayrağı daha yukarı taşımak için tecrübeli ya da tecrübesiz dişi kurdu yıkıp, geçenlerin zaferi onları hep güçlü kılacaktır. Bu yüzden birlik olup desteklemek ve kadın çalışan sayısını artırmak varken, çelme takmak için uzatılan o bacakları diğer bacağınızın üstüne koyun, inanın daha etkileyici olacaksınız!

Bekar kadın ve dul kadın!

Yazımda geçen bolca kadın kelimesine bir parantez daha açmak istiyorum. Kadınlar güçlendikçe ya da güzelleştikçe, olgunlaştıkça tehlikeli olurlar. Kimler için biliyor musunuz? Kendine güvenmeyen kadınlar ve kendini bilmez erkekler için.

Kadın genç güzel ve bekarsa o kadın potansiyel tehlikedir, evli olan kadınlar fobi gibi korkar bu kadınların etrafında bulunmaktan. Başarılı kadınlar içinde aynı şey söz konusu. Halbuki bu kadınlardan korkacak hiç bir şey yoktur. Her kadın, kendini geliştirip önce ‘ben kendime güveniyorum’ dedikten sonra bir başkasının varlığı onun için söz konusu bile olamaz!

Kadın genç ve bekar olduğunda tehlikeli, peki yaşı biraz daha ilerlemiş ama hala güzel ve dul ise ne olur? İşte o zaman Allah o kadının yardımcısı olsun. Çevreden gelen ne psikolojik taciz biter ne başkası. En yakın çevresinde başlar fısıldanmalar. Sırf dul damgası yememek için çekilmez hale gelen evliliklerini devam ettirenler ya da aynı adamla ayrıldıktan sonra tekrar barışan yüzlerce kadın var. Bir kere sözlükte DUL kelimesi kadar itici ve sevimsiz başka bir kelime yoktur sanırım. Herkesin unutmaması gereken tek bir şey var ki, yaşın kaç olursa olsun bekar geldiğin bu hayata yüzde elli ihtimal sen ya da eşin dul olarak göçersin öbür tarafa. Bizim ülkemizde bir kadın eşinden boşanma cesaretini gösterebiliyorsa o kadından kormak yerine saygı duyun, sahiplenin. Kendi yaşadığı acılarını sizin çekmemeniz için ondan dinleyecek çok tecrübe vardır emin olun!

Dünya Kadılar Günü’nde kadın başarılarından çok, hep kadına şiddet ve ülkede 1 yılda kaç kadın cinayeti işlenmiş, kaç kadın şiddet görmüş ve buna hayır demiş haberler gündemden hiç eksik olmaz. Ne kadar üzücü di mi? Gelecekte kadınların oluşturdukları başarı zincirlerinin konuşulması dileğiyle!

NE MUTLU Kİ KADIN GİBİ KADINIM! Tüm zorluklara rağmen Kadınlar Günümüz Kutlu Olsun…

Yazar Hakkında

İlginizi çekebilir