Hatırladınız mı o mesajı?

Gözlerinizdeki parıltıyı ve yüzünüzde beliren o tebessümü görür gibiyim. Şimdi bir an için gözlerinizi kapatın ve bebeğiniz olacağı haberini aldığınızda ruhunuzda uçuşmaya başlayan kelebeklerin narin kanatlarını her çırpışındaki o rüzgârın içinize huzur veren serinliğini hatırlayın… Ve hayatın bir annenin kutsal topraklarında vücut bulmaya başlamış yeni anlamını…

Oyunbazbaba’dan tekrar merhaba…

Şu an bile içimde oluşan o mutluluğu yazarken, parmaklarım duygularımın hızına yetişemiyor ve birbirine dolaşıyor. İnsan o anların en ufak bir karesinin bile hafızasından silinmesini hiç istemiyor.

Duru’nun müjdesini aldıktan sonra eşimi öğle yemeğine götürmüştüm. Masaya oturduğumuzda ben otuz iki diş, ağzı açık ayran delisi gibi sırıtırken eşimin gözleri nemli nemliydi. Bir süre konuşmadan birbirimize öylece bakakalmıştık, ne konuşacaktık ki? Sözün bittiği yerdeydik artık bu haberi doya doya yaşama ve hamileliğin her anının tadını çıkarma vakti gelmişti. Bir varoluşun enerjisini hissetmek paha biçilemez bir duyguydu.  Hani derler ya “Hamile güzelliği geldi sana!” diye şimdi eşim gözümde bir başka ışıldıyordu ve ben ondan gözlerimi alamıyordum.

Hamilelik süreci bana göre çok eğlenceli ama beklediğimden az heyecanlı geçti. Yahu hiç mi canın bir şey çekmez, gecenin bir yarısı uyandır da yollasana beni manava! Hadi canın çekmedi diyelim, eline geçmiş böyle bir fırsat, eğlensene biraz. Ben olsam, sırf gıcıklık olsun, yarın bir gün anlatır da gülerim diye yapardım mesela. Anne yüreği işte ama kocasına da hiç kıyamaz benimki sağ olsun. Tek olayımız bir erken doğum riski geçirmemizdi ama ne olay! Başımdan kaynar suların boşalmasını takip eden kalbimin bedenimden firar etme girişimi, doktorun söyledikleri ile biraz da olsa yerini derin bir nefese bırakmıştı.

Eşimi çoğu kez Garfield gibi kanepede ya da yatağımızda hamileliğin verdiği o miskinlik haliyle uyurken bulmam dışında genellikle akşamları gezmeye çıkarıyordum. Duru’nun gelişi de işte yine böyle bir gezme akşamı kapımızı çaldı ve o akşamdan geriye, bizi yemeğe davet eden Kafiye teyzenin sesi kaldı kulaklarımızda. “Daha çay içmediniz, bir bardak içip de gitseydiniz!”

Açın bütün yolları biz geliyoruz, bir melek yeryüzüne indi ve kanatlarını çırpmak için sabırsızlanıyor…

Devam edeceğiz, sevgiyle kalın…

Bebek Muhabbeti Mayıs sayımızdan alıntıdır:

https://readymag.com/bebekmuhabbeti/mayis2017/oyunbazbaba/

Yazar Hakkında

İlginizi çekebilir